background

Ezogelin Çorbası Tarifi

Ezogelin Çorbası Tarifi

Ezogelin Çorbası Tarifi

EZOGELİN  Ã‡ORBASI TARİFİ

1 kase haşlanmış kırmızı mercimek
1 yemek kaşığı domates salçası
1 yemek kaşığı tatlı biber salçası
2 yemek kaşığı kuru nane
1 tatlı kaşığı kırmızı pul biber
2 yemek kaşığı tereyağı
1 yemek kaşığı un
1 tatlı kaşığı kaya tuzu
6 su bardağı su

  • Tereyağı ve unu tencerede kavurmaya baÅŸlayın.
  •  Un renk deÄŸiÅŸince salçaları ekleyin ve daha sonra baharatları ilave edin.
  • beraberce 1 dakika kavurup mercimeÄŸi ve suyu ekleyip kaynamaya bırakın.
  • Kaynamaya baÅŸlayınca altını kısıp 10 dakika daha piÅŸirip servis edin.

Dilerseniz mercimeğinizi haşlarken içerisine 1 kaşık bulgur ve pirinç de atabilirsiniz.

EZO GELİN ÇORBASI

Hikayesi:

"Asıladı Zöhre Bozgeyik olan Ezo Gelin 1909 yılında Gaziantep'in Oğuzeli İlçesi'ne bağlı Dokuzyol (Uruş) Köyü'nde doğdu. 7 kardeşmişler. Neden Ezo denildiği bilinmeyen Zöhre, daha çocukken bütün köyün sevgisini kazanır. Büyüdükçe güzelliği ile dikkat çeker. Taliplisi çoktur. Sonunda kısmet yakındaki Beledin Köyü'nde oturan 'Şiddo Hanifi' namıyla tanınan Hanefi Açıkgöz'e çıkar. 20 yaşındaki Ezo Gelin'in ekonomik nedenlerle berdel usulüyle Hanefi Açıkgöz ile evlenmesine karar verilir. Buna göre Hanefi Açıkgöz EzoGelin'i, Ezo'nun ağabeyi Zeynel Bozgeyik de Hanefi Açıkgöz'ün halası Hazik'i alır. Evlilik sürmez. 17 ay sonra Ezo Gelin baba evine döner. 5-6 sene ağabeyi Zeynel'inevinde yaşar. Güzelliği dilden dile dolaşmaya devam eder. Deve katarcıları onugörmek için yollarını değiştirir, hatta bir yolcunun su istediği Ezo Gelini'nigörünce, güzelliğine büyülenerek elindeki tası yere düşürdüğü söylenir.Suriye'nin Kozbaş Köyü'nde oturan teyzesinin oğlu Abu-zer Memey (Mehmet) ileberdel usulüyle ikinci evliliğini yapar. 1936 yılı bir ilkbahar günü Ezo Gelin akrabalarından birkaç erkek ve kadınla ağlayarak Suriye'ye doğru yola çıkar. Kadınlı erkekli bütün köylü Ezo'nun Suriye'ye gelin gitmesine karşı çıkar.Hanifi Açıkgöz de ilk eşi Ezo'nun gitmesini kabullenemez. Tepelere çıkıp,Suriye'ye dönerek yanık türküler söyler. İkinci eşini bile unutur. Ezo Gelin'inününün yayılmasına, Hanifi Açıkgöz'ün adını geçirmese bile söylediği yanık türkülerin büyük etkisi olur.

Küçük bir köy olan KozbaÅŸla fakir olan Abuzer Memey, bazan yarıcılık, bazan de kaçakçılık yaparak geçimini saÄŸlamaya çalışır. Ezo Gelin Suriye'de yaÅŸadığı günlerde sıksık Türkiye'ye gelir. KozbaÅŸlan Lüle Köyü'ne taşınan Ezo Gelin'in 6 kızı olur.Ancak bunlardan sadece Celile Abuzer yaÅŸar. Yokluk içindeki çileli yaÅŸam nedeniyle Ezo Gelin verem hastalığına yakalanır, gözleri iyi görmemeye baÅŸlar. MumbuÅŸla hastaneye kaldırılır. Hastane yemeklerini yiyemediÄŸi için piÅŸirdiÄŸi çorbanın kokusuna diÄŸer hastalar da dayanamaz ve isterler. Ezo Gelin çorbasının buradan kaynaklandığını söylenir. Adı Türkiye'de bir çorbaya da verilir. Ã–leceÄŸini hisseden Ezo Gelinkocasına, "Öldüğümde beni Türkiye'ye götürebi-lirsen oraya akrabalarımın yanına göm, eÄŸer zorluk çıkarsa Bozhöyük Köyü'nün tepesine, mezar taşım Türkiye tarafına gelecek ÅŸekilde gömdür. SaÄŸlığımda doya doya seyredemediÄŸim Türkiye'yi bari mezarımdan seyredeyim. Mezar taşıma da ÅŸunları yazdır: 'Bahtı kara Ezo Gelin burada yatıyor. Türkiye'ye doyamadan gurbet ellerinde veremden öldü'" vasiyetinde bulunur. Ezo Gelin 1956 yılında hayata veda eder. Cenazesi vasiyeti üzerine Bozhüyük'ün Türkiye'ye bakan tarafına defnedilir. Ezo Gelin'in Türkiye'ye getirilen cenazesi, adına yapılan külliyede boÅŸ bir odada bir gün bekletildi. Cenaze namazının ardından omuzlara alınan Ezo Gelin'in tabutu, yakındaki daha önceden hazırlanan mezar yerine kadar taşındı. 5 bin kiÅŸilik bir vatandaÅŸ topluluÄŸunun katıldığı törenin ardından Ezo Gelin'in cenazesi, vasiyeti yerine getirilerek vatan toprağında defnedildi.